Rabia Gülcan KARDAŞYazar

1979 yılında karlı bir sabahta dünyaya gözlerini açtı. Kışı, karı sevmesi bu sebepten midir?
İlkokulda öğretmeninin “benden bile güzel yazıyorsun” diye iltifat ettiği bir yazısı vardı. Bundan cesaret alarak güzel yazılmış kelimelerin manaları ile de bir şeyler yapmaya karar vermiş olabilir. Çocuk cesareti ile ilk yazdığı eser bir romandı!
Sınıf kütüphanesinden en çok kitap alan çocuklardan biriydi. Fakat o günlere dair zihin atmosferindeki en canlı kitap, ablasının çok eski ve son sayfaları olmayan kitabıdır. Kapaktaki küçük kız, muradına erebildi mi acaba?
Hayal kurmayı, tabiatı, kuşları, minik detayları o zamandan severdi. Daha o zamandan büyüklerin birçok hareketine anlam veremezdi. Mesela büyükler, yanlarında hiç o çocuk yokmuş gibi konuşmanın, onları ne kadar aptal gösterdiğinin farkında değil miydi?
Ortaokulda biraz uslandı. Romanı bırakıp şiir yazmaya başladı. Edebiyat hocası ona sürpriz yaparak yazı ve şiirlerinden oluşan bir pano hazırlamıştı okul duvarında. Onun yazılarını büyük sınıflara okurdu.
Lise ve sonrasında hikayeye kaydı. Okudu, yazdı, hayal kurdu, düşündü, ağladı, güldü. Hayatın annesinin kolu altında onun göğsüne yatmak kadar huzurlu olmayan taraflarını gördü.
Yayınlanmış iki çocuk kitabı bulunuyor. (Dualarımı Öğreniyorum, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları
Beni ve Her şeyi Yaratan Allah, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları  )

Çocuk edebiyatı alanında dersler verdi. Halen bu alandaki çalışmalarına devam ediyor.

Merakını, hayretini yitirmedi.
Yazmaya devam ediyor. 

Bloguna Göz At